Beyne yönelik ilaçlar her nekadar hücresel haberleşmeden sorumlu molekülleri hedef alsalar da beyin bundan çok daha komplike ve aynı zamanda da basit çalışmaktadır...Verilen uyarılara göre kendini tekrar tekrar düzenlemektedir...örneğin görme duyusu...daha iyi görmek için ne yapılabilir...ilk aklımıza gelen havuç suyudur sanırım...ama hayır en önemli etken..egzersizdir...düzenli..süregelen egzersiz...örneğin su altında kaç metreye kadar net görebiliriz.? Burma açıklarında yaşayan 'Sulu' kabilesi ya da yaygın adıyla deniz çingenelerinin hayatı denizde geçer..bu sayade bir çok yüzücüye göre su altında 2 misli daha fazla kalabilmeye bedenleri adapte olmuştur...ama adapte olan sadece bedenleri değil aynı zamanda gözleridir...İsveçli araştırmacı Anna Gislen, deniz çingenelerinde su altında hepimizde refleks olarak açılan göz bebeklerinin(bu nedenle bulanık görürürüz) tam tersine kapandığını bulmuştur ki....bu buluş başlı başına beyne ait reflekslerin bile değiştirilebileceğini göstermiştir...Burmadaki Sulu kabilesi beynin adaptasyon yeteneğine sadece bir örnektir..ilgi duyduğumuz alanda yeteneğimiz olmayabilir ama bu geliştiremeyiz anlamına gelmez..ya da hasarlı bir beyin bölgesinin görevini egzersizlerle başka bir beyin bölümü tarafından yapılması için zorlayabiliriz...sadece sabırlı olmalı ve düzenli olarak aynı uyarıyı beyne iletmeliyiz...