Akupunktur
Biofeedback
Guided Imagery
Neurofeedback

   

   Akupunktur'dan ve yapabileceklerinden bahsetmeden önce parantez açmamız gereken bir konu olduğunu düşünüyorum o da Akupunktur acaba gerçekten işe yarıyor mu sorusudur?..

  Ülkemizde özellikle kilo ve ağrı şikayetlerine yönelik yapılması nedeniyle ne yazık ki gerçek etki alanları gölge altında kalan akupunkturun, son senelerde yapılan araştırmalarla bir çok seçkin ilaçla aynı moleküler düzeyde etkiyi yapabildiği gösterilmiştir. Bu sonuçlar elbette ilaç yerine akupuntur yapılmalıdır sonucunu doğurmamaktadır ama bununla birlikte ciddi etkileri olduğu da kaçınılmaz bir gerçektir.

  
    Klasik tıp fakültesi eğitimi içinde yer almayan, en fazla yüzeyel bir şekilde geçiştirilen akupunktur, DNA gen regulasyonundan ( Myostatin, IGF, Angiotensinogen, TNF alpha ve bağışıklık hücresi  ölümünü engelleyen Fas 'CD95-Apo1' genleri ve daha bir çok gen için ispatlanmıştır), moleküler sitokin salınım düzenlenmesine kadar uzanan bir yelpazede etkili olabilmekte olduğu bilgisi sadece özel eğitim ve araştırmaların içerisinde yer alan hekimlerin ulaştığı bir bilgi seviyesidir. Akupunktur'un bütün bu ileri düzey etkileri bilimsel araştırmalarca da kanıtlanmış, dünyadaki tüm bilimsel yayınların toplandığı amerikan Medline(U.S. National Library of Medicine )'da bulunmaktadır. Bütün bu verilerin ışığında akupunktur uygulayıcının bilgi yetersizliğinden veya hastanın regenerasyon yeteneğinden dolayı da etkisiz olabilmektedir.

 

 

        Akupunktur, vücudun kendini tamir etme (regenerasyon) yeteneğini kullanmaktadır. 2 ayrı insanın kolunda meydana gelen aynı büyüklükteki iki sıyrık olduğunu düşünelim..bu iki insandaki aynı büyüklükteki iki sıyrık farklı zamanlarda iyileşecektir...bunun nedeni her insanın kendini tamir etme yeteneklerinin birbirinden farklı olmasıdır. Bu nedenle vücudun kendini tamir etme yeteneğini kullanan akupunkturun aynı düzeyde hastalıkta bile farklı insanda farklı zamanda etkili olacağı açıktır.

 Akupunktur, temelde periferik sinir sistemi uyarısıdır. Bacak noktalarının uyarımı sonucunda oluşan etkilerin siyatik sinirinin kesilmesi sonucu yok olduğu bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Halihazırda nöroloji'den, üroloji'ye, kadındoğum'dan Psikiatri'ye kadar uzanan çerçevede sinir uyarımı tedavileri bir çok klinikte kullanılmaktadır. Elektroakupunktur tekniği de temelde ileri düzey sinir uyarımı tedavisidir. Bir çok çalışmada da perkutan sinir uyarımı adı ile yeralmaktadır.

 Akupunktur noktalarının uyarılması lazer, iğne, iğnelerin titreşimle uyarılması(elektroakupunktur) ve transkutan pedler yardımıyla olabilmektedir. Akupunktur için kullanılan iğneler tek kullanımlık ve sterildir. CE belgesi taşımayan iğnelerin ithalatı zaten yasaklanmıştır. Bütün bu nedenlerden dolayı akupunktur uygulamalarında hastalara bir başka hastanın taşıdığı bulaşıcı enfeksiyonun bulaşma şansı yoktur.

 

                                Akupunktur'u kimler buldu? ne kadar eski bir tedavi?                                                       

           Akupunktur'un tarihi sanılanın aksine Mısır ve Çin tarihinden daha da eskidir. 19 eylül 1991 yılında Kuzey İtalya Alpleri'nde oetzal alplerine çıkan iki alman dağcı Helmut ve Erika Simon, neolitik çağdan kalan mumyalaşmış ve adına oetzal alplerinde bulunması nedeniyle Ötzi adı verilen insan fosilini bulmaları sonucunda Neolitik çağda bile akupunktur kullanıldığı gün ışığına çıkmıştır. 

 

Innsbruck Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü'nce Ötzi üzerinde gerçekleştirilen incelemeler sonucunda cesedin 5 bin 200 yaşında olduğu, en ilgincinin ise bedenindeki 50'yi aşkın dövmenin çağımızda kullanılan akupunktur noktalarıyla örtüştüğünün bulunmasıydı. Mumyadaki dövmelerin akupunktur noktaları ile örtüşmesinin yanı sıra bugün lumbal artroz adı verilen hastalığın tedavisinde kullanılan akupunktur noktalarıyla aynı olması ise bir başka önemli bulgu olmuştu.  

 

 

 

                        Akupunktur noktaları gerçekten var mı? tespit edilebiliyorlar mı ?                                             

 Günümüzde Akupunktur Noktaları deri üzerinde Elektrik iletkenliğini ölçebilen aletler yardımı ile tespit edilebilmektedir. 2000'li yılların teknoloji ile yapılan elektrodedektörler ile insan vücudunda elektrik iletkenliği farklı olmaları nedeniyle tespit edilebilen akupunktur noktaları, Ötzi kar adamının, binlerce yıllık kitapların ve çinde bulunan sarı imparator zamanından kalan bronz heykellerdeki yeri tariflenen akupunktur noktaları ile aynı vücut bölgelerinde bulunmaktadır.

Allta: Elektrodedektör yardımı ile el bileğinde akupunktur noktasının yerinin bulunması

Yandaki bronz heykel akupunktur öğretimi için Dr.Wang Weiyi (960-1127) tarafından yapılmıştır ve üzerinde 354 akupunktur noktası yeri işaretlenmiştir. Çin Bilim ve Teknoloji Müzesi

 

                                           Akupunktur'un Bilimsel temelini ve etkilerini araştıran uluslararası merkezler var  mı?                                     

Günümüzde akupunktur, Benim de eğitim aldığım Harvard-MIT,Stanford,MD Anderson, San Raffaele gibi önde gelen üniversite ve araştırma merkezlerinin araştırma ve uygulama konusudur.

      

        San Francisco Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesinde bulunan Medikal Akupunktur departmanı ve Lucile Packard Children Hospital hastalarına akupunktur hizmeti sunmaktadırlar. Beraber çalışma imkanı bulduğum Prof.dr.Brenda Golianu Lucile Packard çocuk hastanesi ve stanford tıp fakültesinde yatan hastalara akupunktur uygulamaları yapmaktadır.

 

 

 

 

  

 

 Stanford Üniversitesi Tamamlayıcı tıp biriminde (integrative medicine center) çalışma imkanı bulduğum Dr. Deming Huang ise sıklıkla infertilite ve tüp bebek hastalarına destek vermektedir.

 

 

 

 

 

   

 

 

 2007 yılında ABD'nin en iyi kanser hastanesi seçilen MD Anderson'ın tamamlayıcı tıp merkezinde çalışma imkanı bulduğum 40 yıllık akupunkturist Dr.Meide Lui ise Kanser hastalarına radyoterapi ve kemoterapi sırasında ortaya çıkan yan etkileri başta olmak üzere bir çok konuda akupunktur ile destek vermektedir.

 

 

 

 

 

 

        Bugüne kadar yapılan fonksiyonel MR beyin taramaları akupunktur'un nokta spesifik beyin uyarımı yaptığını ortaya koymuştur. Bunun da ötesinde, hastalıklar sırasında ortaya çıkan beyin görev dağılımındaki bozulmaların 1,5 aylık süregen akupunktur uygulamaları sonrasında düzeldiği Harvard tıp fakültesi tarafından gösterilmiştir. Bu çalışmaların teknik kısmı için eğitim aldığım Harvard-MIT işbirliğinde oluşturulan beyin incelemeleri merkezi akupunktur için 4 projeyi aynı anda yürütmektedir. Benimde fonksiyonel MR eğitim lideri Prof.Robert Savoy aracılığı ile tanıştığım prof. Hui laboratuarı bu çalışmaların odak noktasını oluşturmaktadır. 

 

                                     

 Harvard-MIT beyin ve akupunktur araştırmaları merkezi:  Prof.Dr.Robert Savoy ve Dr.Yusuf Özgür Çakmak

 

   Yüz noktalarının iğne ile birlikte MR'a girememesi, altın iğneler MR'a girebilmesine rağmen stimulasyonsuz kalacağından bugüne kadar vücut noktalarının beyin uyarım haritası çıkartılabilmiştir. Bizim en son teknikler çerçevesinde yaptığımız ve halen de devam eden son çalışmamız akupunkturun yüz ve kulak noktalarının beyin taramasını da gösterebilmiştir.

(Altta) Halen devam eden akupunktur ve beyin tarama çalışmamdan örnek beyin uyarımı yanıtları

(Bu tarama görüntüleri Dr.Çakmak'ın son çalışmasına aittir, hiçbir şekilde kullanılamaz.)

    Akupunktur'un en önemli etkilerinden birtanesi de 'dengeleyici' etkisidir. Örneğin aynı akupunktur noktası kullanılarak hem hipertansiyon hem hipotansiyon'da etkili olabilmektedir. Bu etki akupunktur'un beyin sapında bulunan istemsiz sinir sistemini uyarması sonucu oluştuğu California Üniversitesince yapılan araştırmalarca kanıtlanmıştır. Bu dengeleyici etkisini gerek beyin uyarımı, gerekse kan içerisinde dolaşan hücresel haberciler olan hormonları, sitokinlerin seviyelerini normale yakınlaştırarak yapan akupunktur'un etkilerinin aynı zamanda hücre içi habercilerin seviyelerini normalleştirdiği yapılan çalışmalarca kanıtlanmıştır.

   Akupunktur'un genel düzenleyici etkilerinin yanında segmental etki adı verilen bedenin tek bir bölgesine ya da tek bir organına yönelik etkileri de mevcuttur. En son 'Fertility and Sterility' dergisinde yayınlanan araştırmamızda sadece testis'e yönelik kan akımının artırılabileceğini Doppler Ultrason yöntemi ile göstermiştik.

 

 

 

 Elektroakupunktur sonrası Testis kan akımının artışı -Doppler Ultrason


 

 

 

 

                                                                Akupunktur'un hastalık sürecine pozitif etkisi nasıl gerçekleşir?                                                       

        Hastalıklar, inflamasyon adı verilen hücre düzeyinde zedelenme ile başlamaktadır. Bu inflamasyon, sağlıklı bireylerde hastalığa dönüşmeden durdurulmakta ve vücut kendini iyileştirebilmektedir. Akupunktur'un beyin dışı etkilerinden bir tanesi de aşırıya kaçan inflamasyonu, doku hasarının önüne geçmektir. Hali hazırda bir çok ilacın hedef aldığı mekanizmada inflamasyonun aşırıya kaçmasını engellemektir. Akupunktur'un inflamasyonun aşırıya kaçmasını Anti-inflamatuar kolinerjik yolağı kullanarak  savunma hücresi makrofajların aşırı sitokin sentezlemesini engellediği gösterilmiştir. Başlıca inflamatuar sitokinler olan TNF-alfa, IL-1 gibi sitokinlerin aşırı salınımının elektroakupunktur ile engellendiği yapılan bilimsel çalışmalarca gösterilmiştir. Akupunktur'un bu çok önemli etkisi Lancet ve Nature gibi en üst düzey bilimsel dergilerde yayınlanmıştır.


         Bunun da ötesinde damarları açarak doku beslenmesini artıran NO(nitrik oksit) salınımını da düzenleyen elektroakupunktur bütün bu özellikleri ile doku hasarının aşırıya kaçmasını engeller. Akupunktur, bu özellikleri sayesinde her organın inflamasyonla seyreden hastalığında destekleyici olarak kullanılmaktadır. Hücre koruyucu özelliğini beyinde de gösteren elektroakupunkturun beyinde parkinson için önemli olan Dopaminerjik nöronları koruduğu, beynin hipokampus bölgesinde epilepsi ile oluşan hasarı azalttığı, inme dahil olmak üzere bir çok hasarla seyreden beyin dokusunun regenerasyonuna yardım ettiği benim de dahil olduğum bir çok bilimsel çalışma ile gösterilmiştir. Beyin , damarla gelen bir çok maddeye karşı özel bir bariyerle içine madde geçişini  engelleyen bir organdır.  Akupunktur, sinirler aracılığı ile direkt beynin içerisinde uyarının frekansına ve lokalizasyonuna göre Dinorfin, Arginin Vasopressin(AVP), oksitosin, substance P, 5-Hydroxitriptamin ve Enkefalin başta olmak üzere bir çok nöronsal iletişimi sağlayan maddeyi sentezlediği bilimsel çalışmalarca kanıtlanmıştır.

 

   Akupunktur, sadece insanlarda değil hayvanlarda da etkili olmaktadır. Akupunktur araştırmalarımın ders notlarına girdiği Colorado Üniversitesinde hayvanların epilepsi'den ağrıya bir çok sorunu için ayrı dersler halinde akupunktur anlatılmakta ve uygulanmaktadır.

 Akupunktur doğru bilgiler ışığında uygulandığında en önemli tamamlayıcı tıp uygulamalarından bir  tanesidir.

           Saygılarımla,

           Uzm.Dr.Yusuf Özgür ÇAKMAK

 

 

 

 



Adet Ağrıları
Bağımlılık (Sigara,Alkol,Madde)
Bel-Boyun-Diz Ağrıları
Depresyon/Anksiyete
Dikkat Eksikliği
Fibromiyalji
Gebelik döneminde destek
Hafıza
Hipertansiyon
İnme Sonrası Destek
İrritabl Barsak Sendromu
Kalp Krizi Sonrası Destek
Kanser'de Destek
Kolesterol ve Kan Yağları
Kronik Prostatit
Kronik Yorgunluk Sendromu
Menopoz
Migren - Başağrısı
Obezite - Kilo sorunu
Panik Atak
Pediatrik Akupunktur
Polikistik Over
Sağlıklı Yaşlanma
Stres
Trigeminal Nevralji
Tüp Bebek-İVF
Ülseratif Kolit - Crohn
Uyku Bozuklukları
Yüz Felci
 
web tasarım
Powered By
Uzm.Dr.Yusuf Özgür ÇAKMAK
Copyright© Drcakmak.com. Tüm Hakları Sakldır.Yasal Uyarı.
Site Haritası