Kalp vücudumuzun pompa görevini üstlenen organı olduğundan kendi beslenmesi de çok önemlidir. Kalbin beslenmesinden sorumlu olan damarlara Koroner damarlar adı verilir. Bu ince damarlar kötü beslenme sonucunda içlerinin yağ ile kaplanması sonucu ya da Hipertansiyon ve Diyabet gibi hastalıklar nedeniyle daralabilir. Bu daralma merdiven çıkma gibi efor gerektiren aktivitelerde normalden daha fazla atım yapması gereken kalbe gereken miktarda kan akımını sağlayamaz. Yani artan aktiviteye kalbi besleyen damarlara aynı miktarda artan akımda kan verilemez. Bunun sonucunda yeterli beslenemeyen kalp dokusu istediği miktarda oksijen alamaz ve hasar görmeye başlar. Başlarda anjina adı verilen yaygın göğüs ağrıları ile gösteren semptomlar Miyokard enfarktüsü adı verilen kalp krizine kadar ilerleyebilir. Bu tabloya kalp kasında kalıcı ölü alanlar sıklıkla eşlik eder.
AMELİYATA KADAR OLAN SÜREÇTE DESTEK
Böyle bir tablo ile acil yaklaşımlar yapıldıktan sonra damar tıkanıklığının ciddiyetine göre damar değişikliği planlanabilir. Anjina adı verilen ağrı şikayetinden damar değişikliği ameliyatına(by-pass) kadar geçen sürede kalp dokusundaki hasar alanını azaltmak amacıyla elektroakupunktur uygulamaları yapılmaktadır. Rusya kökenli elektroakupunktur tekniği ile yapılan bilimsel çalışmalar, kalp dokusunun kendini tamir etme(regenerasyon) yeteneğinin gen ve moleküler düzeydeki pozitif yansımalarını ortaya çıkartmıştır. Elektroakupunktur uygulamaları hasarlı kalp dokusuna ait ölçülebilir moleküler yansımalarını azaltmaktadır. Bununla birlikte ameliyata kadar geçen sürede yapılan spesifik elektroakupunktur uygulamaları kalp dokusundaki regenerasyonla birlikte anjina adı verilen ve doku beslenme yetersizliğinden kaynaklanan anjina adı verilen ağrılarını da istatistiksel olarak anlamlı ve hızlı bir şekilde azaltmaktadır. Preoperatif dönem adı verilen ameliyat öncesinde damar genişletici vasodilatatör ilaçlara ihtiyacı azaltmaktadır.
AMELİYAT SIRASINDA DESTEK
10 seans elektroakupunktur uygulaması sonrasında bu olumlu etkiler 2-3 hafta daha devam etmektedir. Bu devam eden etki ameliyat sırasında operasyona bağlı reperfüzyon hasarına kalbin töleransını da artırdiğı yapılan çalışmalarca kanıtlanmıştır.
AMELİYAT SONRASI DESTEK
Ameliyat sonrası hastalar açısından düşüncel anlamda rahat olmak ve stresten uzak olmak hasarlı kalp dokusunu aşırı efordan korumak açısından önemlidir. Modern hayatta günlük yaşantının içerdiği bir çok sıradan olay bile kalbi hızlı çalışmaya zorlayacak istemsiz sinir sistemini uyarmaya yeterli olabilmektedir.
Başta Kaliforniya üniversitesince yapılan çalışmalar olmak üzere birçok bilimsel çalışma kalbin fazla efor sarfetmesi için emir merkezi olan presimpatik kardiak nöronların spesifik elektroakupunktur noktalarının uyarımı ile aşırı uyarı göndermelerinin engellenebildiğini ortaya çıkartmıştır.
Bununla birlikte Yale üniversitesinde yapılan çalışmanın sonuçları akupunktur'un anksiyete adı verilen sıkıntı hissini giderebildiğini göstermiştir. Bu etkileri sayesinde akupunktur, modern hayatın getirdiği olası istemsiz sinir sistemi kaynaklı aşırı uyarımların önüne geçebilmektedir.
Beslenme, damar sağlığı açısından önemli bir yer tutmaktadır. Düzenli ve vücut saatine uygun beslenme, en az yemeklerin içeriği kadar önem taşımaktadır. Vücut saatinden uzakta, aritmik bir beslenme istemsiz sinir sistemi ve metabolizmada da kalp ve damar sağlığı açısından olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Vücut saati uygulamaları, dengeli ve damar sağlığına uygun düzenlenmiş öğünlerle birlikte günlük hayatın bir parçası haline getirilmelidir.
Düzenli ve vücut saati ile uyum içerisinde bir beslenme düzeni beraberinde kişiye özel ideal kiloya kavuşmaya da yardımcı olacaktır. Normal değerlerin üzerindeki Bel çevresi kadın ve erkeklerde kalp sağlığı açısından risk belirteçi olduğu yapılan çalışmalarca gösterilmiştir. Vücut saatine ek olarak uygulanan ve anksiyete(sıkıntı) giderici akupunktur uygulamaları, sıkıntı ve strese bağlı iştah artışının önüne geçerek sağlıklı bir kiloya ve kalp sağlığı açısından risk değerlerinin altında bir bel çevresine sahip olmamıza yardımcı olur.
Koku, canlıların en temel duyularından bir tanesidir. Lavanta başta olmak üzere bir çok çiçek kokusunun anksiyete(sıkıntı) ve sıkıntıyı azalttığı yapılan bilimsel çalışmalarca gösterilmiştir. Bunun da ötesinde, 2008 yılında Almanya'da yapılan bir çalışma bu kokuların REM fazı uykuda koklatılmasıyla rüyaların rahatlatıcı bir niteliğe büründüğü katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Koku ya da aroma terapi uygulamaları güdümlenmiş görsellik uygulamaları ile birlikte istemsiz sinir sistemi kaynaklı kalbe yönelik aşırı uyarıları engellemek amacıyla uygulanabilmektedir.
Biofeedback nefes egzersizleri de senkronize ve yavaş nefes alma antremanları ile kalbin rahatlamasına yardımcı olabilmektedir. Multimodal biofeedback adı verilen ve görsel,işitsel uyaranların da kullanıldığı uygulamalar birden fazla duyu kanalıyla beyne rahatlatıcı egzersiz olanakları sunmaktadır. Bütün bu tamamlayıcı tıp yaklaşımları ile istemsiz sinir sistemi rahatlatılmakta ve kalp aşırı yüke karşı korunabilmektedir. Asıl amaç olan ameliyat sonrası hayat kalitesi de bu sayede artırılabilmektedir.
Sağlıklı günler dileğiyle,
Uzm.Dr. Yusuf Özgür Çakmak