Sigara nikotin içeriği ile ön plana çıksa da fabrika bacalarından çıkan duman içeriğine yakın toksik maddeler içermektedir. Bu maddelerin içerisinde Arsenik gibi direkt kanserojen maddeler de bulunmaktadır. Son yapılan araştırmalar benzer içeriklerin solunmasının sonucunda DNA yapısının ve çalışmasının bozulduğunu ortaya çıkartmıştır. Arsenikli bir suyu içmekle sigara içmek arasında bir fark bulunmamaktadır. Sigara içmekle bedenimiz direkt kanserojen arseniğe maruz kalmaktadır. Fare zehiri içeriğindeki maddeler de Sigara içerisinde yeterli miktarda bulunmaktadır ki her sigara içtiğimizde fare zehirine maruz kaldığımızı hatırlamamızda fayda vardır.
Sigara ile solunan bazı maddelerin günlük hayatımızda kullandığımız ürünler açısından değerlendirirsek sigara dumanı içeriğinin tehlikelerini anlamamız daha da netleşecektir.
Bütün bu zararlarının bilincinde olmamıza rağmen ve hatta sigara paketleri üzerinde sigara öldürür ibaresi bulunmasına rağmen sigara bağımlılığından kurtulmak kolay değildir. Bunun ana sebeplerinden bir tanesi nikotin maddesinde diğeri ise beynin işleyişindeki mekanizmalarda yatmaktadır.
Vücudumuzda hücrelerin haberleşmesi için kelimeler yerine hormon, nörotransmitter gibi küçük moleküller görev yapmaktadır. Bu moleküllerin bir çoğu sadece vücudumuzda yapılırken diğer bir kısmı da dışarıdan aldığımız besinlerde, soluduğumuz dumanda da bulunmaktadır. Hücresel haberleşmede görev yapan nikotin vücudumuzda sadece gerektiğinde kullanılan bir hücresel uyarı yolu olmasına karşın dışarıdan dumanla giren nikotin sürekli olarak bir uyarıya neden olmaktadır. Beyin sürekli ve aynı dozda gelen uyarılara karşı zamanla duyarsızlaşmaya programlanmış bir organdır. Örneğin giydiğimiz bir elbiseyi 5 dakika gibi kısa bir sürede unutur ve bedenimizin bir parçası gibi hisstememizi sağlar. Bu mekanizma nikotin içinde aynı şekilde çalışmaktadır. Aynı sayıda sigara içmek zamanla nikotinin uyardığı bölgeler açısından duyarsızlık yaratacak ve zamanla sigara sayısı beynin aynı hissi duyması için artmak zorunda kalacaktır.
Beyinde yapılan bir aktivite sonrası uyarılan ödül merkezi Nucleus Accumbens'tir. Bu merkez beynin adete tatmin merkezidir ve bağımlı olunan sigara,alkol hatta kafein gibi madde alımından sonra beyinde uyarılan asıl bölge olduğu bağımlılarda yapılan fonksiyonel MR çalışmaları ile gösterilmiştir. Sigara bırakılmasından sonra bağımlı olan döneme göre bu merkez yeterince uyarılamadığından beyin tatmini adete doyurulamaz. Akupunktur uygulamalarının sigara bırakmada ana hedeflerinden bir tanesi işte bu Nucleus Accumbens bölgesidir. Bu beynin ödül merkezini uyaran akupunktur noktası Harvard tıp fakültesi ve MIT ortak labaratuarından yapılan fonksiyonel MR çalışması ile ortaya çıkartılmıştır. Sigarasız dönemde bu merkezin eksik kalan uyarısına bu merkeze spesifik akupunktur noktası uyarılarak yardımcı olunmaktadır.
Beynin Sigara bağımlılığı açısından spesifik önem taşıyan bir değer bölgesi insular korteks yada insula adı verilen bölgedir. Bu alanın sigara için öneminin bulunması Iowa ve Güney Kaliforniya Üniversitelerinin beyni hasar gören ve bu hasar öncesi sigara bağımlısı olan 69 kişide ortaklaşa yaptıkları araştırma olmuştur. Dünyanın önde gelen bilim dergilerinden Science'da yayınlanan bu araştırma Insular kortekste zedelenme yaşayan sigara bağımlılarının sigarayı bırakmalarının beyninin diğer bölgeleri hasar gören kişilere göre oldukça fazla olduğunu ortaya çıkartmıştır. Risk alan davranışların merkezi olan bu beyin bölgesinin çalışmasını düzenleyen akupunktur noktası Memorial Sloan-Kettering Cancer Center'da yapılan fonksiyonel MR çalışması ile tanımlanmıştır. Bu noktanın senelerdir pratikt kullanımı olmasına rağmen, insular korteksi uyardığının gösterilmesi için 2008 yılı haziran ayına kadar beklenilmesi gerekmiştir. Bu akupunktur noktasının kullanılması ile sigaranın bırakıldığı dönemde hastalara önemli bir destek sağlanmaktadır.
Bütün bu etkilerinin yanında 3-4 sene öncesine kadar bilinmeyen bir nöron haberleşme sistemi sigara, nikotin ve akupunktur etkileşmelerinin netleşmesine yol açmış ve ortak mekanizmaları lancet gibi en önde gelen bilimsel dergilerde yayınlanmıştır. Bu mekanizma ile vücudun rahatlamasını sağlayan ana sinirlerden olan vagus sinirinin uyarılması sonucu hücrelerdeki nikotin kapılarının uyarıldığı gösterilmiştir(kolinerjik anti-inflamatuar nikotinerjik yolak). Vagus sinirini uyaran spesifik akupunktur noktalarının da tanımlanmasıyla eksik halka tamamlanmıştır. Bu mekanizma ile vücudun inflamasyon yanıtının aşırıya kaçmasının önüne geçildiği gösterilmiştir. Diğer yandan sigara bağımlılarıda aşırı niikotin alımı nedeniyle bu yol aşırı derecede kullanılmakta ve vücudun bakterilere karşı olan inflamasyon yanıtı (mikropları çevrelemesi)da aşırı şekilde baskılanmakta bu nedenle de tüberküloz gibi güçlü bakteri kaynaklı hastalıklara yakalanma riski de artmaktadır.
Vagus sinirini ve dolayısı ile nikotinerjik reseptörleri uyarmanın bir diğer yolu da düzenli olarak senkronize ve yavaş nefes alıp vermeyi sağlayan biofeedback egzersizleridir. Bu sinir uyarımıı sadece nikotin reseptörleri açısından değil aynı zamanda yoksunluk sendromlarından olan gerginlik, stres kaynaklı depresif duygular için de önemlidir. İlaca dirençli depreif vakalarda boyun bölgesine yerleştirilen elektronik çiplerle bu sinir uyarılmakta ve depresyon hastalarında önemli gelişmeler sağlanmaktadır. Gün içersinde 3-4 kez tekrarlanan biofeedback nefes egzersizleri vagus sinirini uyararak duygu durumunu da yardımcı olmaktadır.
Uykusuzluk problemi olan insomnia sigara bırakımı sırasında karşılaşılan yoksunluk sendromu problemlerinden bir tanesidir. Akupunktur uygulamalarının sıkıntı (anksiete)’yi azaltıp, beyinde nokturnal melatonin adı verilen uyku kimyasalını artırdığı ve polysomnographic ölçümler sonucunda bu sayede uyku problemlerine yardımcı olduğu yapılan çalışmalarca kanıtlanmıştır.
Sigarayı bırakma sürecinde karşılaşılan bir diğer önemli sorun da ağız kuruluğudur. Bu sebeple sigara yakma hissi de oluşabilmektedir. Sık sık su içmek de bu sorunu anlık çözmekte kısa süre sonra agız tekrar kurumaktadır. Memorial Sloan-Kettering Cancer Centerda yapılan çalışmalar tükrük salgısını artıran akupunktur noktası ortaya çıkartmıştır ve akupunktur'un tükrük salgısını düzenlerken kullandığı beyin mekanizmalarını tanımlanmıştır. Bütün bu pozitif özellikleri ile Akupunktur, sigara ve diğer bağımlılıkların tedavisinde en önemli tamamlayıcı tıp tekniklerindendir.
Sigara bırakımı sırasında ortaya çıkan bütün yoksunluk sendromları içerisinde en önemlileri belki de baş ağrısı ve sinirlikliktir. Bu yoksunluk sendromları sosyal çevremizle olan ilişkilerimize zarar verebilmektedir. Çocuğumuza, eşimize,iş arkadaşımıza aşırıya kaçan tepki vermemize sebep olmaktadır. Akupuntur uygulamaları baş ağrısı şikayetlerini azaltırken, vücudu rahatlatan kimyasalları sentezleterek gereksiz gerilimlerin önüne geçmekte , biofeedback egzersizleri ile birlikte kullanılmaktadır.
Bu dönemde yapılacak düzenli egzersizler de stres kimyasallarını azaltmaya yardımcı olacaktır. Siz, hayata ve bedeninize daha saygılı olmaya, hem kendiniz hem de gelecek nesiller için temiz hava sahası yaratmaya karar verdiğiniz zaman tüm içtenliğimle yanınızdayım.
Sağlıklı günler dileği ile,
Uzm.Dr.Yusuf Özgur ÇAKMAK