Migren ve Gerilim tipi baş ağrıları günlük yaşantımızı etkileyen en önemli sorunlardandır. Çoğu kez sebebi bilinmeyen bu ağrıların bir kısmı da ilaçlara dirençli olabilmektedir.
Baş ve yüz bölgesine ait olan ağrılar beynimizin belli bir bölgesi tarafından algılanmaktadır(Somatosensoryel korteksteki yüz bölgesi). Beyin son derece adaptif kabiliyete sahip olan bir organdır ve sürekli gelen uyaranlara karşı kendini yeniden şekillendirir. Örneğin bir piyanistin ellerini idare eden bölge diğer insanlarınkine nazaran daha geniştir. Aynı şekilde yüz bölgesinden gelen sürekli ağrı uyaranları da yüz bölgesindeki beyin hücrelerini (nöronlar) aşırı uyararak birbiri arasında olan bağlantılarını kuvvetlendirir ve bu bölgenin kalınlığı 3 boyutlu MR analizlerinde tespit edilebilecek kadar artar. Bu artış beraberinde bir duyarlılığı da getirir.
Bu ağrı krizleri sırasında çoğu kez diğer duyulara da duyarlılık artar. Ses, ışık gibi duyular da artık rahatsızlık verici bir hal alır. Krizdeki kişi için çoğu kez kaçış yolu karanlık ve sessiz bir odadır. İşitme, görme ve dokunma duyularımız beyinde bütün bu duyuların birbirine yardım etmesi amacıyla birbirine hücresel ağlar ile bağlanmışlardır. Bu bağlantılar migren gibi bazı normal dışı durumlarda duyarlılık yaratabilmektedir. Bazı kişilerde ise ağrı öncesi işitsel ve görsel duyulardan başlayan adeta ağrı habercisi uyaranlar gelişir.Bu tipta başlayan migren ağrılarına ise auralı migren adı verilmektedir.
Migrenli hastalarda Randomize kontrollü çalışmalarla elde edilen sonuçlar sadece ilaç alan gruba göre ilaç ve akupunktur uygulanan gruplarda daha başarılı klinik yansımaları olduğunu ortaya koymuştur.Bu çalışmanın sonuçları başağrısı için dünyanın önde gelen bilimsel dergilerinden Headache'de yayınlanmıştır.(Headache. 2008 Mar;48(3):398-407 Traditional acupuncture in migraine: a controlled, randomized study Facco E. Et al ).
Akupunktur'un migren ağrısına yönelik etki mekanizmaları birden fazladır. Akupunktur uygulamaları dura adı verilen beyin zarlarının inflamasyonunu azalltığı, beyin kan akımını yeniden düzenlediği yapılan bilimsel çalışmalarca kanıtlanmıştır. Bütün bu etkilerine ek olarak akupunktur çok daha önemli bir yolu daha kullanır. Beynin adaptasyon yeteneği. Harvard Tıp Fakültesince yapılan çalışmalar, Akupunktur'un beyinde vücudu ve yüzü temsil eden alanda (somatosensoryel korteks) oluşan görev dağılım bozukluklarını 1 ay gibi kısa sürede haftada 3 kez yapılan düzenli uygulamar sonucu düzelttiğini ortaya çıkartmıştır. Bütün bu bulgular sonucunda Akupunktur'un migren ve gerilim tipi ağrılarda etkili olduğu bilimsel olarak da ispatlanmıştır.
Sağlıklı günler dileği ile...
Uzm.Dr.Yusuf Özgür Çakmak