İnsanlık açısından şehir hayatına geçiş, beraberinde stresi de (istemsiz sinir sistemi için alarm durumunu da) beraberinde getirmiştir. İlk insanları karşılaştıkları tehlike durumlardan kurtarmak için kısa süreli devreye giren istemsiz sinir sisteminin alarm hali günümüz şehir hayatında sürekli bir alarm yanıtını bedenlerimizde oluşturmaktadır. Bir ulaşım taşıtına yetişmek ya da öğle yemeğinde koşuşturmak gibi sıradan günlük aktivitelerin hepsi alarm yanıtını aktif durumda tutmaktadır. Bu sürekli alarm hali de kısa süreli faydalarından uzaklaşarak beraberinde getirdiği stres hormonları, tansiyon yükselmesi, kalp ritm bozuklukları ve iç organ kanlanma bozuklukluklarına bağlı sindirim sistemi sorunlarını ortaya çıkarmaktadır.
İstemsiz sinir sisteminin çağımızdaki günlük iş hayatında aktif tuttuğu alarm yanıtının en önemli komponentlerinden bir tanesi de beyin yapılarına olan etkisidir. Yapılan bilimsel çalışmalar, stres altında beyinde karar merkezi frontal korteksten yüksek beta dalgalarının salındığını ve bu salınıma stres hormonu salınımlarının da eşlik ettiğini göstermiştir. Konsantrasyon ve dikkat, hafızaya yönlendirilen bilgi akışını düzenleyen en önemli komponentlerdir ve bu mekanizmalar alpha, düşük beta ve gama beyin dalga salınımları ile senkronizasyon gösterirler. Bu dalga boylarında da öğrenme ve hafıza ile direkt bağlantılı serotonin ve katekolaminlerin salınımı gerçekleşmektedir.
Beyinde farklı hafıza tiplerinden farklı beyin yapıları sorumludur.
Bu yapılardan en önemlisi öğrenilen bilgilerin depolandığı hipokampus ve çevresindeki temporal kortekstir. Beynin harddiski olan Hipokampus sadece öğrenilen bilgileri depolamakla kalmaz aynı zamanda yeni beyin hücreleri yani nöron üretiminin yapıldığı bir merkezdir. Bütün bu özellikleri nedeniyle hipokampus unutkanlık problemlerinin kaynağını oluşturmaktadır. Uzun süreli stres ve beraberinde alarm yanıtı ile salgılanan stres hormonlarının hippokampustaki nöron bağlantılarını erittiği yapılan çalışmalarca gösterilmiştir. Bu hücrelerin arasındaki bağlantıların erimesi beraberinde unutkanlık problemlerini de getirmektedir.
Hafıza merkezi hipokampusta süregen stres nedeniyle erimiş bağlantılar
Akupunktur uygulamalarının düzenli yapıldığında anksiyete ,stres gibi sorunlarla başa çıkmada etkili olduğu başta Yale üniversitesi olmak üzere bir çok üniversitede yapılan bilimsel çalışmalarca kanıtlanmıştır. Bu uygulamalar sırasında beyin strese ve onun olumsuz etkilerine karşı korunmaktadır. Bunun da ötesinde Elektroakupunktur uygulamaları sonucunda hafıza merkezi hipokampusun uyarıldığı yapılan fonksiyonel Manyetik resonans (fMRI) görüntüleme çalışmaları ile kanıtlanmıştır.
İş hayatının koşuşturması içerisinde yıllarca nefes meditasyonu yapabilmek zaten olağan dışı bir durumdur. Teknolojik nefes biofeedback'i yaklaşımları ile yıllar boyunca yapılan nefes meditasyonları ile sağlanan nefes senkronizasyonu, 5-10 dakika gibi bir sürede elde edilebilmektedir. Bu sayede çok az vakit bile ayırarak, istemsiz sinir sistemimize etkili bir sakinleşme egzersizi yaptırabilmekteyiz. Bu bilgi ışığından yola çıkan nefes ve nabız nitelikli biofeedback uygulamaları, spor salonuna gidip kas geliştirmek için çalışmaya benzer şekilde haftada 3-4 kez nefes ve nabız düzenleyici merkezlerine sakin ve senkronize çalışmaları için egzersiz yaptırmaktadır.
Biofeedback uygulamalarının etkili olması için egzersizlerde senkronizasyon ana şarttır.
Asenkronize nefes
Biofeedback sonrası Senkronize nefes
Bir diğer tamamlayıcı tıp uygulaması olan Neurofeedback, düzenli uygulandığında beyni strese karşı korumakta, bu sayede beynin hafıza merkezinde stresle oluşan bağlantı kopmalarının önüne geçmeye yardımcı olmaktadır. Mindfitness adı da verilen bu uygulamaların etkili olması için en az 5 hafta boyunca haftada 3-4 kez 20-30dk boyunca uygulanması gerekmektedir. Bu süre beynin adaptasyonu için gereken süredir.
Bu uygulamalar alarm durumunda olan istemsiz sinir sisteminde diğer sistemlere de yönelik aşırı uyarımları azaltmaktadır. Bu sayade de strese yani istemsiz sinir sisteminin sürekli alarm yanıtına bağlı olarak salgıladığı hormonların hafıza merkezini etkilemesi zorlaşmaktadır. Bütün bu olumlu etkilerinden dolayı Biofeedback otonom sinir sisteminin ulaştığı tüm organ sorunlarında düzenleyici ve destekleyici amaçla kullanılmaktadır.
Hafızanın korunması sosyal hayatın normale yakın ve kaliteli sürebilmesi için en önemli unsurlardandır. Hafızanın korunması amacıyla hasta uyumuna göre 2-3 tip tamamlayıcı tıp uygulaması birlikte uygulanabilmektedir.Bununla birlikte bitkisel desteklerin de hafızaya faydaları bilinmektedir. Örneğin Ginko biloba içerikli destekler ilerleyen yaşlarda hafıza desteği amacıyla kullanılabilmektedirler. Bu destekler kanı sulandırma özelliklerinden dolayı tansiyon hastalarında beyin kanaması gibi ciddi problemler yaratabilmektedirler. Harvard üniversitesi ameliyattan önce kesilmesi gereken bitkisel destekleri listelemektedir. Bütün bu yaklaşımların yanında bitkisel destekler bazı ilaçların kandaki etkin seviyelerini azaltabilmekte ve ciddi sorunlar doğurabilmektedirler.Stres giderici bazı bitkisel destekler de çalışma hayatında konsantrasyon kaybına yol açabilmektedir. Bu tip desteklerin doktor kontrolünde alınması ciddi önem taşımaktadır.
Sağlıklı günler dileği ile,
Uzm.Dr.Yusuf Özgür ÇAKMAK