Tamamlayıcı tıp uygulamaları kanser hastalarının yaşam kalitesini artıran ve günümüzde Amerika Birleşik Devletleri'nde 2007 yılında en iyi kanser hastanesi seçilen MD Anderson'un da içinde bulunduğu bir çok hastanede hastalara sunulan önemli uygulamalardandır. Tamamlayıcı tıbbın, hastaların tam kürden, yaşam süresini artırmaya kadar uzanan tedavi amaçlarından bir tanesi de hayat kalitesini artırmaktır. Hastaların ailesi ve arkadaşlarıyla geçireceği sağlıklı ve mutlu dakikaların kapısını aralamak da tamamlayıcı tıbbın başlıca amaçları arasındadır. Bu uygulamalar beslenme desteğinden, akupunktur'a, biofeedback'den neurofeedback'e kadar geniş çerçevede bir uygulama alanına sahiptir.
Birçok kanser hastası kendi ya da çevresindekilerin önerisiyle bitkisel destek almaktadırlar. Bu bitkisel kökenli destekler , bazı ilaçlarla etkileşebilmekte ve ilaçların etkilerini azaltabilmektedir. Bazı bitkisel desteklerin de ameliyattan 1 hafta ile 24 saat arasında kesilmesi gerekmektedir. Bütün bu olumsuzlukların önüne geçilmesi amacıyla, dünyanın önde gelen hastaneleri bünyelerinde kurdukları tamamlayıcı tıp uygulamaları ile hastalara kanıta dayalı ve onlara zarar vermeyecek şekilde tamamlayıcı tıp uygulamaları sunmaktadırlar.
Bu uygulamaların en önemlilerinden olan akupunktur, kemoterapinin bulantı gibi yan etkilerinden, radyoterapinin göz, ağız kuruluğu (xerostomia, xeropthalmia) gibi yan etkilerine kadar uzanan yelpazede hastalara yardım ederken, hastaların halsizlik, ağrı, depresyon, sıkıntı gibi yakınmalarına da yardımcı olmaktadır.Göğüs ve prostat kanserinde oluşan sıcak basmalarına karşı da kullanılmaktadır. Bu uygulamalar sonucunda hayat kaliteleri artan hastalar günlük hayatlarında daha serbest olabilmekte, sevdiklerine daha fazla vakit ayırabilmektedirler.
Dünya’nın önde gelen kanser merkezlerindeki tamamlayıcı tıp birimlerinde olduğu gibi ünitemizde de radyoterapi sırasındaki bulantı, kusma, iştahsızlık, göz kuruluğu (xerophthalmia), ağız kuruluğu(xerostomia) ve buna bağlı yutma güçlüğü ve diş çürüklerinde artma şikayetlerini engellemek ve stresi azaltmak, savunma sistemini güçlendirmek ilaçların yetersiz kaldığı ya da yan etki nedeniyle kullanılamadığı durumlarda ağrı şikayetlerini azaltmak amacıyla hastalarıma akupunktur hizmeti sunmaktayım.
Uykusuzluk problemi olan insomnia kanser ve kemoterapi sırasında ve sonrasında hastaların karşılaştığı problemlerden bir tanesidir. Akupunktur uygulamalarının sıkıntı(anksiete)’yi azaltıp, beyinde nokturnal melatonin adı verilen uyku kimyasalını artırdığı ve polysomnographic ölçümler sonucunda bu sayede uyku problemlerine yardımcı olduğu yapılan çalışmalarca kanıtlanmıştır.
Lökopeni adı verilen kan hücrelerinin kemoterapiye bağlı olarak sayılarının azalması da sıkça karşılaşılan yan etkilerdendir. Yapılan bilimsel çalışmalar akupunkturun kemoterapiye bağlı lökopeni’yi anlamlı bir şekilde engellendiğini ortaya koymuştur.
Kemoterapi sonrası halsizlik , bitkinlik hissi sık rastlanılan yan etkilerden bir tanesidir. Bu halsizliğe eklenen sıkıntı(anksiyete) ve depresif hisler de günlük yaşantının normal kalitesinden iyice uzaklaşmasına neden olmaktadır. Akupunkturun kemoterapi sonrası gelişen halsizliğin engellenmesine yardım ettiği kanıtlanmıştır. Bununla birlikte beyinde serotonin ve endorfin gibi pozitif duygularla özdeşleşen kimyasalları artırdığı ve bu sayede ruhsal sıkıntı(anksiyete) hislerini gidermede etkili olduğu da yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
Bununla birlikte Akupunktur'un vücudun doğal öldürücü adı verilen ve kanserle savaşan en önemli hücrelerinden olan Natural Killer(NK) hücrelerinin aktive olmasını da sağladığı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Strese yönelik yapılan diğer uygulamalar'da stres hormonlarının var olan bağışıklık sistemini baskılamasını zorlaştırmaktadır.
Bu etkilerinin yanında son yapılan araştırmalar elektroakupunktur uygulamalarının kemoterapinin etkisini güçlendirdiğini ortaya çıkartmıştır. Literatürdeki bu yayınların üzerine Stanford Üniversitesi Medikal Akupunktur ünitesinde birlikte çalıştığım prof.Brenda Golianu'nun yapmış olduğu vaka serileri de bu etkiyi doğrulamıştır. Altta bu çalışmaya katılan hastalardan birinin tedavi öncesi kanserin metastatik tutulmaları ve kemoterapi ile birlikte elektroakupunktur uygulaması sonunda bu tutulmaların sıfıra yakın azaldığını kanıtlayan Tomografi görülmektedir (Tomografi resimleri araştırmanın yer aldığı derginin Menejeri Karen Ballen'in web siteme özel izniyle kullanılmıştır).Bütün bu uygulamaları birebir gözlemlediğim Stanford Üniversitesi ve MD Anderson gibi merkezlerdeki uygulamalara paralel olarak uygulamaktayım.
Biofeedback ve Neurofeedback uygulamaları, hastayı endişe ve sıkıntı durumundan uzaklaşmasına yardımcı olmak için kullanılan uygulamalardır. Bu uygulamalara ek olarak Guided Imagery adı verilen düşüncesel görüntüleme yöntemi de başta MD Anderson olmak üzere bir çok hastanede kanser hastalarına sunulan sıkıntı giderici, rahatlatıcı ve bu sayede savunma sisteminin aşırı başkılanmasını engellemeye yardımcı olan bir tamamlayıcı tıp uygulamasıdır. Guided Imagery uygulamaları ile hastalar kendilerine özgü mutluluk yolculuklarına çıkartılırlar.
Bütün bu uygulamalar tıbbi faydalarının yanı sıra hastaların yaşam kalitesini de artırmaktadır. Houston'da bulunduğum dönemde 3,5 saatlik yolculuğu sadece place of wellness'ın hayatına kattığı pozitif değerler açısından kateden kanser hastalarına sunulan tamamlayıcı tıp uygulamalarını aynı kalite ve anlayışta ülkemizde de uygulamanın mutluluğunu yaşamaktayım. Kanserin tanıdan tedaviye çok zor ve uzun bir yolculuk olsa da aşılamayacak bir engel olmadığının anlaşılması , 'survivor' adı ile anılan kanserden kurtulmuş kişilerle daha fazla bir araya gelerek bilincine varılacak bir olgudur. Bu kişilerin hayata bağlanmaları ve 'hayat kaliteleri'ni artırmaya özen göstermeleri de hepsinin ortak özelliklerinden bir tanesidir. Zor ama imkansız olmayan bir yolda yürürken, tamamlayıcı tıp desteği olarak bilimsel kanıtların desteğinde tüm içtenlikle yanınızdayım.
En içten Sevgilerimle,
Uzm.Dr.Yusuf Ozgur CAKMAK