Akupunktur uygulamaları vücudun kendini yenileme yeteneğini kullanmaktadır bu nedenle de bebeklerde yetişkinlere göre çok daha iyi çalışan kendini yenileme özelliği akupunktura cevabın yetişkinlere göre daha çabuk ve etkili olmasını sağlamaktadır.
Akupunktur uygulamalarının bebeğe olan olumlu etkileri daha anne karnında iken başlamaktadır. Fetüs anne karnındaki bu dönüşü bazen yapamamaktadır ve bunun sonucunda doğumda baş gelişi yerine kalça gelişi posizyonu oluşmaktadır bu da çoğunlukla sezeryan doğumu zorunlu kılmaktadır.
İtalyan Modena üniversitesinde 240 kadında yapılan çalışma sonuçları düzenli akupunktur uygulanan kadınlarda fetüsün normal doğum için gereken baş gelişi oranlarının akupunktur yapılmayan gebelere göre daha fazla olduğunu göstermiştir.
Çocuk sahibi olmak bir çok çift için ulaşılabilen en yüksek mutluluk mertebesidir. Uzun süren bir hamilelik döneminin ardından bebeğine kavuşan anne ve baba, çoğu zaman karşılaşacağı zorlu süreçten habersizdir. Anne ve Baba için hayatın akışı değişmiş, ebeveynlerin kendine ayırdıkları vakitler eskisine oranla oldukça azalmıştır.
Bu yoğun emek gerektiren süreç anne için doğum sonrası depresyonu, süt azalması gibi sonuçları da doğurabilmektedir. Sıklıkla strese bağlı olarak azalan süt salgısı anneyi daha da strese sokmakta ve kısır bir döngüye girillmektedir. Bu kısır sürecin kırılması ve Süt salgısının akupunktur uygulamaları sonrası artırılabildığı yapılan bilimsel çalışmalarca kanıtlanmıştır.
Bununla birlikte ailenin yeni üyesinin uyuma alışkanlığı sıklıkla ebeveynlerinkine ters şekilde işlemektedir. Geceleri ağlamakla karakterize olan bu süreç sıklıkla bebeklerin gaz sancısı (kolik ya da infantil kolik) döneminde en şiddetli halini alabilmektedir. Bebeklerdeki Gaz sancısı olan Kolik yada infantil kolik dönemi, bebeklik döneminde hem bebek hem de aile açısından en zor dönemlerden bir tanesidir. Sürekli ağlamalar ile bölünen uykusuzluk dönemleri, bebeği olduğu kadar, doğum sonrası sıkıntılı bir dönem geçiren anneyi veya ertesi gün işe gitmesi gereken ebeveynleri gece boyu uykusuz bırakabilmektedir. Bu dönemde sunulan simeticone gibi uygulamaların plasebo(ilaç içermeyen tablet)’dan daha etkili olmadığı Danielsson B. ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmalarca 1995b yılında gösterilmiştir.(Treatment of infantile colic with surface active substance(simethicone) Acta Pediatr Scan).
Shonishin yada Japon pediatrik akupunktur'u bebeklerde çoğu kez iğne uygulaması içermez. Daha çok bası yapan uygulamalar üzerine yoğunlaşmıştır. Akupunktur, vücudun kendini yenileme (regenerasyon) yeteneği bebeklerde daha fazla olduğundan akupunktura cevapları da yetişkinlerden çok daha çabuk ve etkili olmaktadır. Nobel ödülünü veren Karolinska enstitüsü ve Göteborg üniversitesince yapılan Akupunktur araştırma sonuçları, Akupunktur’un infantil kolik açısından sadece simeticone alan bebeklere göre çok daha etkili olduğunu göstermiştir. 1 ayın sonunda, akupunktur uygulanan bebeklerde çok daha iyi sonuçlar alınması üzerine sadece simeticone alan ailenin bebekleri de çalışma sonlandırılarak akupunktur uygulamasına dahil edilmişlerdir. Bu çalışma ile birlikte başta Avustralya olmak üzere bir çok ülkede senelerdir infantil kolik’e karşı kullanılan akupunkturun, kolik’e bağlı ağlama süresini, şiddetini ve sıklığını azalttığı bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Kolik ağrısının giderilmesinde Akupunktur günümüzde bilimselliği kanıtlanmış en etkili yöntemdir. Bebeklerdeki gaz sancısı(infantil Kolik) için yapılan Karolinska enstitüsü akupunktur protokolü, haftada 3 kez 20 sn süren minimal akupunktur uygulamalarını içermektedir.
Deriden gelen dokunma duyusu ilk gelişen ve en etkili duyulardan bir tanesidir.Akupunktur'a ek olarak günlük duşlar ve masaj uygulamalarının da bu sıkıntılı dönemde bebeğinizi rahatlaması açısından önem taşımaktadır.
Enuresis Nocturna ya da yaygın bilinen ismiyle gece idrar kaçırma(gece işemeleri) ileri yaşlara dek sürebilmektedir. Gece işemelerine yönelik daha önce yapılan diğer tedavilerin etkisiz olduğu yaşları 7-16 arasındaki 25 çocuk üzerinde isveç'de yapılan bir çalışma 20 seans ve 2 ay süren Elektroakupunktur uygulaması sonunda %90 daha az gece işemesi görüldüğünü göstermiştir. Bu çalışmanın yanında Kyoto Üniversitesince yapılan akupunktur çalışması da akupunktur uygulamalarından sonra idrar kesesi hacminin %30 artığını göstererek akupunkturu'un etki mekanizmasına ışık tutmuştur.
Akupunktur, plasentanın erken ayrıldığı ya da erken doğum gibi beyinin hasar gördüğü durumlarda da faydalı olabilmektedir. Başta Harvard üniversitesi olmak üzere dünyanın önde gelen araştırma merkezlerinde yapılan çalışmalar beynin adaptasyon ve kendini fonksiyonel anlamda yenileme yeteneğinin akupunktur tarafından uyarıldığını göstermiştir. Cerebral palsy gibi durumlarda dahi akupunktur'un etkili olduğu ciddi bilimsel araştırmalarca kanıtlanmıştır(ör:J Neurol Neurosurg Psychiatry dergisi 2004 yılı). Bunun da ötesinde bu durumdaki çocuklar için çekinilen bir durum olan nöbet (epilepsi,sara) gibi atakların da akupunktur tarafından tetiklenmediği de yapılan bilimsel çalışmalarca gösterilmiştir(J Altern Complement Med. 2008 Oct;14(8):1005-9 .)
Otizm sosyal gelişimi , dili(lisan) de etkileyen ve 3 yaş öncesinde oluşabilen bir gelişimsel bir bozukluktur. Otistik çocukların eğitimde dil eğitimi ön plandadır. 2008 yılında, 20 otistik çocuk üzerinde yapılan bir çalışma akupunkturun dil kabiliyetini önemli ölçüde geliştirdiğini kanıtlamıştır. Çalışma sonundaki dil testi analiz sonuçları Akupunktur uygulanan otistik çocukların özel dil eğitimi verilen otistik çocuklara göre istatistiksel olarak daha başarılı olduğunu göstermiştir.
Hayatla yeni tanışmaya başlayan bebek ve çocukların savunma sistemini oluşturan hücreler (immun sistem) yer yer aşırı yanıtlar da vermekte ve bu aşırı yanıtlar alerji ile sonuçlanabilmektedir. Savunma sisteminin bu aşırı yanıtını dengelemek amacıyla akupunktur uygulamalarının fayda sağladığı yapılan bilimsel çalışmalarca kanıtlanmıştır. Alerjik Astım tedavisinde akupunktur uygulamalarının bedenin refleks alerjik cevabını hücresel ve hücreler arası iletişim kuran sitokinler düzeyinde baskıladığı Heiderberg Üniversitesi başta olmak üzere yapılan birçok çalışmalarca kanıtlanmıştır.
Benim de eğitim aldığım Stanford Üniversitesi Lucile Salter Packard gibi dünyanın önde gelen çocuk hastanelerinde aktif olarak akupunktur klinikleri bulunmakta ve alerjiden, ağrıya bir çok konuda çocuklara akupunktur ile yardımcı olunmaktadır. 20'li yaşlara kadar olan süreçte beyin nöronları halen tam olarak kaplanmamıştır ve bu gelişme sürecinde uygulanacak her tür ilacın eksisi ve artısının hesaplanması gerekmektedir. İlaçların etkisiz kaldığı ya da bilimsel olarak ilaca üstünlüğünün gösterildiği her alanda minimal akupunktur ya da shonishin kimi zaman bir destek tedavisi kimi zaman ise kolik ağrısında olduğu gibi tek başına bir tedavi metodu olarak uygulanmaktadır.
Sağlıklı günler dileği ile....Uzm.Dr.Yusuf Özgür Çakmak